FEBAYDER'DEN BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU...
Değerli Basın Mensupları, Odalar, Platformlar ve Sivil Toplum Kuruluşları
Bilindiği gibi Fener-Balat-Ayvansaray UNESCO tarafından 'Dünya Kültür Mirasları' listesine alınmış, 8500 yıllık geçmişi olan tarihi bir semttir. Daha önce ülkemizde Fener-Balat-Ayvansaray gibi tarihi semtler ve sit alanları imara açık yerler değildi; Buralarda izinsiz inşat yapılamaz, binalara müdahale edilemez hatta çivi bile çakılamazdı...
Bütün izinler Anıtlar Kurulu'nun yetkisindeydi... Anıtlar Kurulu ülkemizin Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunmasından sorumlu tek kurumdu.
AKP iktidarı döneminde Bakanlar Kurulu tarafından örtülü bir imar yasası çıkarılmış, 5366 nolu bu yasa ile tarihi ve kültürel varlıklarımızın korunma yetkisi Anıtlar Kurulu'ndan belediyelere devredilmiştir. Böylece yıllarca imara açık olmayan ve bir çivi bile çakılması izne tabi olan tarihi alanlar, sit alanları örtülü olarak imara açılmıştır...
5366 nolu yasa hem daha önce imara açık olmayan alanları ihaleye açarak tarihi bölgeler ve sit alanları gibi kamusal alanlarda inşaat yapmanın önünü açmakta hem de normal imar ve ihale yasalarından muaf tutulan özel şartnamelere bağlı olan özel bir hukuk alanı yaratmaktadır. Böylece belediyelerin davet usulüyle istedikleri firmalara istedikleri ihaleyi verebilmesinin de önü açılmış olmaktadır...

Tarlabaşı ve Fener-Balat-Ayvansaray Projelerinin Başbakanın dünürünün olduğu bilinen ÇALIK Holdinge bağlı GAP inşaata verilmesi bu şekilde olmuştur!!!
ÇALIK Fener-Balat-Ayvansaray'ın ihalesini kolayca elde etmeyi başarmıştır ama bir şeyi hesaba katmamıştır; Fener-Balat-Ayvansaray halkını...
Nasıl bir orman arazisini imara açmak isteyen bir kişinin önce ormandaki ağaçları temizlemesi gerekiyorsa ÇALIĞIN da Fener-Balat-Ayvansaray projesini hayata geçirmek için önce halkını oradan temizlemesi gerekmektedir...
Ama bu kolay olmayacaktır; Çünkü ne Fener-Balat-Ayvansaray bir Ormandır ne de halkı ağaçtır...
Semtimiz ve evlerimiz her ne kadar bizim haberimiz olmadan hem de ortada bir proje bile yokken ÇALIĞA ihale edilmiş olsa da, onların hesapladığı kadar kolay hedef değilizdir bizler!!!
Bizi burulardan sürebilmek ve evlerimize çul parasına el koyabilmek için yaşadığımız yeri, yaşam alanımızı çöküntü bölgesi ilan ettiler öncelikle; buralar zaten yıkılıyor; burada kurtarmaya değer bina sayısı çok az diye sürekli bu fikri basında, yandaş medyada işlemeye başladılar ve buralara müdahaleyi meşrulaştırmanın zeminini hazırladılar... Bölgede çökme tehlikesi içinde olan binaların sayısı %20 bile değilken ve bunların da %80'i belediyeye aitken işin bu yanını duyurmadılar; sürekli olarak kendilerine ait bu çöküntü binaların resmini çekip basına dağıtarak bütün binaların öyle olduğu izlenimini yaratmaya çalıştılar ve bunu hala yapmaya devam ediyorlar...
Bu arada buradaki mülkiyet ve barınma hakkı ihlallerini ki bunlar uluslararası yasalarla korunan evrensel haklardır ve 5366 nolu yasa ulusal diğer yasalardan üstün tutulsa bile uluslar arası yasalar söz konusu olduğunda geçersiz sayılmaktadır; bu evrensel haklarımızın açık ihlalini gizleme için bir çoğumuzun evinin tapusu olmadığını iddia ederek bizleri işgalci
konumuna sokmak istediler ve bunu da aynı şekilde basında ve kamuoyunda
işlemeye başladılar...
Adım adım planlarını uyguladılar... Ama Fener-Balat-Ayvansaray halkı bir ağaç olmadığını kanıtladı onlara... Dimdik dikildi karşılarına... Febayder'i kurdu. Halkı bilinçlendirmek ve olan bitenden Türkiye'yi, odaları, kurumları, üniversiteleri, basını, bu ülkeyi seven herkesi haberdar etmek için kendi web sitesi www.febayder.com' u kurdu ve sesini duyurdu önemli ölçüde...

Peki bugün biz neden buradayız, ona gelelim şimdi de...
Bugün buradayız çünkü mahallemize, tarihimize, evlerimize sahip çıkıyoruz...
Bugün buradayız çünkü tek tek evlerimizi koruyarak Fener-Balat-Ayvansaray'ın tarihini de koruyacağımızı düşünüyoruz...
Bugün buradayız çünkü biz Fatih Belediyesi ve ÇALIĞA tarihi binalarımızı emanet edemeyeceğimizi biliyoruz...
Burada amacın tarihi korumak olmadığını, kamu yararı olarak sunulan koşulun aslında gerçekleştirilmek istenmediğini, aksine birleşik ve bütünleşik yapıda düşey geniş binalar elde etmek için dikey planlı dar tabanlı tarihi evlerimizin ada bazında yıkılarak tamamen yok edileceğini bizzat Fatih Belediyesinden bin bir zorlukla aldığımız avan projelerde gözlerimizle gördük, biliyoruz......
Böylece bizden sonra gelecek zengin müşteriler için daha konforlu otoparklı geniş, lüks daireler inşa edilebilecektir... Bizim elimizden arsa fiyatı bile vermeden aldığı daireleri ÇALIK Trilyonlara satarak köşeyi dönecektir...
Bugün buradayız çünkü 5366 nolu yasanın üçüncü maddesi mülk sahiplerinin kendi binalarını kendilerinin yaptırabileceğini söylüyor ama projeler bu hakkın kullanımına izin vermeyerek binaların ada bazında toplu olarak yıkımını öngörüyor. Fener-Balat-Ayvansaray'da hem tarih yok ediliyor hem de 5366 nolu yasanın en temel insan hakkı olan mülkiyet hakkını koruyan üçüncü maddesi burada açıkça ihlal ediliyor...
Sonuç olarak biz Fener-Balat-Ayvansaray Projesinin bu şekilde uygulanmasını istemiyoruz; 5366 nolu yasanın bize sağladığı üçüncü maddenin işletilmesini, ada bazından parsel bazına geçecek bir yaklaşımla ve bizlerin de katılımının sağlanmasıyla yeni bir projenin oluşturulmasını, bu proje kapsamında tarihi binaların yapısını bozmamak koşuluyla kendi binamızı kendimiz yaptırmayı istiyoruz...
Elimizdeki dilekçeler bu talebimizi resmi olarak ve toplu halde kamuoyu önünde beyan ettiğimizindelilidir. Bu anlamda bu girişimimiz 5366'nolu yasanın üçüncü maddesinin işletilmesine yönelik bir toplu dilekçe eylemidir...
Bu şart gerçekleşmediği taktirde biz Fener-Balat-Ayvansaray halkının bu projeyi desteklemediğini ve iptalini istediğimizi kumuoyuna duyurmak istiyoruz...
Davamız Türkiye'ye ve semt
halkımıza hayırlı olsun...
ÜYELERİMİZİN DİKKATİNE...
lindiği gibi ‘Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Avan Projesi’ Yenileme Kurulu’ndan geçtikten sonra 9 Aralık Çarşamba Fatih Belediyesi'nde, 14 Ocak 2010'da da Büyükşehir Belediyesin'de onaylandı. Derneğimiz 12 Mart 2010 itibari ile üyelirimizin haklarını ve Fener-Balat-Ayvansaray'ın kültürel ve tarihi değerini koruyabilmek için Fener-Balat-Ayvansaray Projesine iptal davası açtı.
Bundan sonraki süreçte uygulama projeleri hazırlanacaktır. Bu süreçte mülkleri veya evleri proje kapsamında olan üyelerimizin çok dikkatli olması gerekmektedir. Kesinlikle derneğimize danışmadan veya tam olarak neyi onayladığınızı bilmeden hiç bir yere imza atmayınız. Sonradan pişmanlık duyacağınız adımlar atmayınız...
Söz uçar yazı ve belge kalıcıdır. Sizinle yapılan görüşmelerde asla sözlü beyanlara inanıp kalıcı adımlar atmayınız; belge imzalamayınız; mümkünse bir yere imza atmadan ya da karar vermeden önce bir avukata veya derneğimize danışınız. Görüşmelere bu durumlarda bilgi sahibi biri ile veya avukatınızla gidiniz.
Bu tür projelerde halkın her adımda bilgilendirilmesi ve projeye onay vermesi çok önemli iken Fatih belediyesi bunu hiç önemsememekte ve Projeyi tek taraflı uygulamaya geçirmeye hazırlanmaktadır. Her şey bittikten sonra ‘biz yaptık siz uygulayacaksınız’ tavrı ile hareket etmektedir. Bu Belediyelere mülklerimize müdahale yetkisi veren 5366 sayılı yasanın ruhuna da aykırı bir durumdur. Haklarımızı bilmek ve birlikte mücadele etmek bizim tek seçeneğimizdir. Lütfen vakit kaybetmeden Derneğimizle temasa geçin, üye değilseniz üye olun ve birlikte hareket etmek için ne yapabileceğimizi öğrenin…
Derneğimize üye olmak uzun vadede hem dayanışma içinde daha güçlü hareket edebilmemiz için önemlidir hem de kişisel olarak maddi yükümlülüğünü taşıyamayacağımız davaları Dernek çatısı altında ve Derneğin desteği ile bütün gücümüzü birleştirerek üstlenme imkanına sahip olabilmemiz için gereklidir.
Tek başına altından kalkamayacağımız bir dava ile karşı karşıyayız; bu yüzden birlikte hareket etmeli ve söz birliğiyle mücadelemizi sürdürmeliyiz. Bizim aramızdaki bölünme Belediyenin ve Yüklenici firma Çalık gurubunun işine yarayacaktır; bizleri onlar karşısında güçsüz ve savunmasız bırakarak evlerimizden yok pahasına vazgeçmek durumunda bırakacaktır bu bizi.
Bu arada herkesin bir an önce yerine getirmesi gereken önemli birkaç adım bulunmaktadır: Her şeyden önce binası tarihi olup henüz tescillenmemiş olan üyelerimizin bir an önce binalarını tescilini yaptırmak için gerekli başvuruları yapması gerekmektedir. Tescilli binaların yıkılması kanunen mümkün değildir. Binalarınızın tescilini bir an önce yaptırmanız bu yüzden çok önemlidir. Tescil işlemi için yazmanız gereken dilekçe örneği ve gerekli bilgiler Derneğimiz tarafından size sağlanacaktır.
Ayrıca daha önce UNESCO tarafından binaları onarılmış üyelerimizin de bir an önce Belediyeye başvurarak, binalarının yeniden Yenileme Kapsamına alınıp alınmadığını öğrenmesi gerekmektedir. Çünkü bu binalardan 38’inin tekrar Yenileme (yıkım) kapsamına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Kendi binanızın bu 38 bina içinde olup olmadığını öğrenmek için Fatih belediyesine bir dilekçeyle binanızın geleceğinin ne olacağını sormanız gerekmektedir. Bu dilekçe örneği için de derneğimize başvurabilir ve gerekli bilgileri alabilirsiniz.
Bir başka konu 5366 sayılı yasanın bize tanıdığı evlerimizi kendimizin yaptırması konusu, Avan projeler henüz tarafımıza verilmediği için belirsiz kalmaktadır. Oysa evlerimizin restorasyonunu kendimizin yaptırması en doğal hakkımızdır. Bu konuda Belediye yetkilileri sözlü olarak söz vermekle birlikte yazılı olarak kesinlikle bu konuda net bir şey söylememektedir. Bu konudaki taleplerimizi de Belediye’ye iletmek için bütün mülk sahiplerinin tek tek Belediyeye ‘kendi binalarını onarmak istediklerine dair’ bir başvuruyu mutlaka ve mutlaka yapmaları gerekmektedir. Bu dilekçe örneği de yine Derneğimiz tarafından size sağlanacaktır.
Kiracılar konusu bir diğer çok önemli konudur. Kiracıların en az ev sahipleri kadar barınma hakları vardır; belediye onlara yer göstermeden onları bir yere sürme, yerinden çıkarma hakkına sahip değildir. Kiracılarımızın bu haklarına sahip çıkabilmemiz için onların da bir an önce Derneğimize başvurup üye kayıtlarını yaptırması gerekmektedir.
Son olarak Fatih Belediyesi ‘BİLGİLENDİRME ve ‘KATILIM SAĞLAMA’ konusunda kusurlu davranmaktadır; bu çok çok önemli bir konudur. Bunun her fırsatta kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Hiçbir halkın kaderi ile kendi bilgisi, rızası ve katılımı olmadan bu şekilde oynanamayacağını Belediye yetkilileri kendileri de çok iyi bilmektedir. Buna rağmen böyle davranabiliyorlarsa bu biraz da bizim suçumuzdur.
HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM…
BİRLİKTE DAVRANALIM…
BİZİ GÜÇSÜZ BULMALARINA İZİN VERMEYELİM…
HEPİMİZ BİRİMİZ, BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN OLALIM…
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Bütün Üyelerimizin tapularının fotokopisini mümkün olduğunca kısa zamanda Derneğimize teslim etmeleri gerekmektedir. Üyelerimizle ilgili tapu bilgileri derneğimiz için çok önemlidir.




