FENER-BALAT- AYVANSARAY PROJESİ Halka Rağmen AKP oyları ile Onaylandı...
Uzun zamandır gündemde olan ‘Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Avan Projesi’ 9 Aralık Çarşamba günü, Fatih Belediye Meclisi’nde yapılan oylamada AKP oylarıyla onaylandı. Proje onaylama aşamasına gelene kadar Dernek olarak biz sürekli olarak hem Fatih belediyesine hem de AKP Fatih İlçe teşkilatına defalarca taleplerimizi iletmiş ve bizim rızamız olmadan bu projenin hayata geçirilemeyeceğini belirtmiştik. Projedeki aksaklıkları her fırsatta gerek web sitemiz www.febayder.com da gerekse yetkililerle görüşmemizde kendilerine iletmiştik. Aynı şekilde Fatih Belediye Meclisi’nde bulunan 12 CHP meclis üyesi ve tek Sadet parti üyesi de bu projenin sakıncalarını, halkın rahatsızlık duyduğu konuları her fırsatta dile getirmiş ve hatta CHP bu konuda AKP gurubuna bir brifing vermeyi teklif etmişti. AKP CHP’nin bu önerisini kabul ederek 7 Aralık Pazartesi günü bu brifingin yapılmasnı kararlaştırmıştı. Biz Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracılarının Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği olarak bu haberi alınca sevimiş ve kendi lehimize yapıldığını düşündüğümüz bu brifingi desteklemek ve bir kez de kendimiz taleplerimizi kamuoyunda açıklamak üzere orada bir basın açıklaması yapmaya karar vermiştik. Basın açıklamasında hem fatih belediyesine karşı taleplerimizi dile getirdik hem de sormak istediğimiz soruları sorduk…

7Aralık Pazartesi günü yaptığımız Basın açıklamamızda son yıllarda İstanbul’da sinsice ilerleyen bir tarihi katliam ve soylulaştırma süreci söz konusu olduğunu, bu konuda önce Sulukule ve Tarlabaşı, şimdi de Fener-Balat-Ayvansaray bölgesinin hedefteki bölgeler olduğunu, sırada Süleymaniye, Kapalıçarşı, Yenikapı gibi diğer tarihi bölgeler yer aldığını; Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Projesi’nin ‘Yenileme Kurulu’ndan onay alarak Fatih Belediye Meclisine Haziran ayında havale edildiği halde tarafımıza bildirilmediğini, Avan Projelerimizi defalarca sözlü ve yazılı olarak hem Yenileme Kurulu’ndan hem Fatih Belediyesi’nden istediğimiz halde tarafımıza ve üyelerimize verilmediğini; ihale sürecinin ve projelendirme sürecinin haberimiz olmadan yapıldığını, bunun mülkiyet ve barınma haklarımızın tecavüzü olduğunu; projenin tarihi, mimari ve sosyal açıdan da çok önemli eksiklikleri ve kusurları olduğunu dile getirdiğimiz basın açıklamamızda üzerinde durduğumuz konular ve sorular şunlardı:
“Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkımız çiğnenerek evlerimizin haberimiz olmadan özel bir şirket olan Çalık Holding’e ihale edilmiş, projeleri çizilmiş ve projeler Yenileme Kurulu’ndan geçmişti. Bütün bu süreçler gerçekleşirken hem bina sahiplerinin hem de derneğimizin hiçbir şekilde fikrinin alınmaması bir hak ihlali değil miydi? 5366 sayılı yasanın mülk sahiplerine ilişkin en temel ilkesi katılım ve uzlaşma ilkesi burada çiğnenmiş değil miydi?
Evlerimizin, mahallemizin güzelleştirilmesini, binalarımızın estetik açıdan korunmasını, tarihsel özelliklerinin restore edilerek yaşatılmasını bizler de istiyorduk; ama bunun evlerimizi bizden yarı fiyatına almak isteyen Çalık Gurubu tarafından yapılmasını değil bu insiyatifin bize bırakılmasını istiyorduk. 5366 sayılı yasa da zaten bina sahiplerine bu hakkı sağlıyordu; Ama Projeler Parsel bazında değil ‘Ada bazında bütünleşik yapıda inşaat’ yaklaşımıyla hazırlandığı için bina sahiplerinin kendi binalarına müdahale yetkisi pratikte ihlal edilerek 5366’nın bina sahiplerine tanıdığı bu hak çiğnenmiş oluyordu.
Aslında bu bile tek başına Avan Projelerin iptaline gerekçe oluşturuyordu.
Ayrıca buradaki tarihi ve mimarı yapıya verilecek hasarlar konusunda yeterli bir çalışma yapılmamış, gerekli hassasiyet gösterilmemiş; bina içinde gerçekleştirilmesi gereken röleve, restütasyon ve restorasyona yönelik ön çalışmalar bölge halkı tarafından gözlemlenmemişti. Depremle ilgili araştırmalar ise üniversite öğrencileri tarafından mezura ile yapılmış, bu yaklaşım ev sahiplerini bir hayli şaşırtmıştı. Bu durumda bu çalışma sonucunda Tabiat ve Kültür Taşınmaz Varlıkları’nın zarar göreceği çok açıktı. Bu konuda Fatih Belediyesi'ni ve yetkili mercileri daha duyarlı olmaya ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyorduk. Fener-Balat-Ayvansaray bölgesi UNESCO tarafından tarihi ve kültürel açıdan asla gözden çıkarılamayacak ‘Dünya Kültür Mirasları’ arasındaydı ve biz bölge halkı olarak Fatih Belediye’sinin bu mirasa sahip çıkmak konusundaki tutumundan kuşku duyuyorduk.
Son olarak 5366 sayılı yasanın özünde projenin sosyal muhtevası atlanılarak bölgede oturan bina sahipleri ve özellikle kiracıların iş, barınma, aile ve çocuklarının eğitim hakları ve bunların ileride nasıl yapılanacağı belirsiz bırakılmıştı. Bu belirsizlik bölge hakkında anayasal güvence altına alınmış eğitim, barınma, mülkiyet ve çalışma hakkı konularında geleceğe yönelik endişeler yaratmaktaydı; bu da 5366 sayılı yasanın özüne aykırıydı? Fatih Belediyesi’nden İnsanların geleceklerini görebilmeleri açısından bu projenin sosyal içeriği hakkında kamuoyuna net bir bilgilendirme yapmasını talep ediyorduk.
Bu basın açıklamamız üzerine başkan Mustafa Demir nispet yaparcasına bizim oraya çağırdığımız basını ayağına getirterek, 9 aralık Çarşamba günü meclis oylamasında 'Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Aavan Projesin'nin onaylanıp geçeceğini söyleyince tek çaremiz kalmıştı. Bu meydan okumayı görmezden gelemezdik; Çarşamba günü hep beraber mecliste olacaktık.
FENER-BALAT-AYVANSARAY HALKI YAŞLI GENÇ DEMEDEN FATİH BELEDİYE MECLİSİNDE
İki günümüz vardı… Bu kadar kısa süre içinde hemen örgütlenip kitle halinde Fatih Belediyesi’ne tepkimizi göstermek durumundaydık; aksi taktirde bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da Fatih Belediyesi bizi yok sayacak ve taleplerimizi görmezden gelecekti. Durumu çevremizle paylaşmaya başladığımızda bir anda sadece Fener-balat-Ayvansaray halkı arasında değil bu konuda duyarlı olan bütün sivil toplum örgütleri ve mahalle dernekleri arasında müthiş bir dayanışma oluşmuştu. Hepsi bize temsilci göndereceklerini, esas olarak bunun Fener-Balat-Ayvansaray halkının eylemi olduğunu ama temsilci bazında da olsa yanımızda olmak istediklerini belirtiyorlardı. Aynı şekilde AKP dışındaki partiler, başta CHP, TKP olmak üzere Sadet Partisi ve MHP de her konuda bize destek vereceklerini iletmişti. Bundan sonrası halka ve bu eylemi yansıtacak olan basına kalıyordu. Halk çığ gibi büyüdü. Sadece bir gecede yaşlı genç, kadın erkek herkes geleceklerini söyledi. Ertesi gün üyelerimizin büyük çoğunluğu, hatta üye olmayanlar da eyleme katılmak üzere Derneğin önünde toplanmıştı. Dernek olarak derneğin önünden otobüs kaldıracak ve hep birlikte gidecektik Fatih Belediyesi’ne…
Fatih Belediyesi Önünde pankartlarımızla, afişlerimizle toplandık ve basın açıklamamızı yaptık; bu kez açıklamamız daha sertti; çünkü başkan Mustafa Demir ‘Çarşamba günü proje onaylanacak’ diyerek bize meydan okumuştu. Basın açıklamamızda şöyle seslendik sayın Mustafa Demir’e : “Halkın geleceğiyle ilgili bir projeyi halktan saklayarak ne yapmak istediğiniz açıkça ortadadır; Devlet gücünü kullanarak evlerimizi mümkün olduğunca ucuza ele geçirebileceğinizi ve buradan yandaş firmanız Çalık Gurubuna trilyonlar kazandıracağınızı hayal etmektesiniz. Bizi yok sayarak bunu yapabilme cesaretini nerden bulduğunuzu soruyoruz size. Biliyoruz ki eğer biz bugün gücümüzü, birlikteliğimizi göstermeden yol verirsek size, yarın siz bizi daha da ciddiye almayacak ve her türlü talebimize kulak tıkayacaksınız. Sadece projeyi meclisten geçirmekle kalmayacak evlerimizi yok pahasına elimizden almaya kalkacaksınız… Bu yüzden bugün buraya hakkımızı aramaya, taleplerimizi kendi gücümüzle kabul ettirmeye geldik; Buradayız çünkü canımız yanıyor; buradayız çünkü hak arayacağımız kurumlar hakkımızı gasp ediyor; evlerimizden, mahallelerimizden çıkartılmak, sürülmek isteniyoruz. En temel haklarımız, barınma hakkımız, yaşam hakkımız çiğneniyor; haklıyız; tepkimiz haklı; öfkemiz haklı; çığlığımızı duyurana kadar haykıracağız…”
HALK BELEDİYE MECLİSİNE GİRMEK İSTEYİNCE GERİLİM ARTTI
Basın açıklamasından sonra Fener-Balat-Ayvansaray Halkı olarak ‘Yaşam Alanımız!’ hakkında karar verilecek olan Fatih Belediye Meclisindeki Oylamayı izleme talebinde bulunduk. Bu talebimiz bir anda Belediyeyi karıştırdı. Yetkililer kalabalığı dağıtmaya çalıştı. Biz de bunun bizim en doğal hakkımız olduğunu, her vatandaşın mecliste isterse dinleyici olarak bulunabileceğini ileri sürdük. Bunun üzerine iki temsilci istendi. Dernek hukuk danışmanımız Ayşegül Kaya “bu iki temsilcinin neye göre seçileceğini, her mülk sahibinin kendi mülkünü temsil etmek üzere buraya geldiğini ve bir başka mülk sahibine temsiliyet vermenin söz konusu olamayacağını, eğer belediye yetkileri kendileri böyle bir seçimi yapabileceklerse gelip kendilerinin yapmalarını” söyleyerek Belediyeyi eleştirdi. Bunun üzerine ortam daha da gerginleşti
CHP ÜYELERİ ARAYA GİRDİ VE HALKI İÇERİ ALDI; AMA HENÜZ MECLİSE KAT EDECEK YOL VARDI…
Bir süre karşılıklı pazarlıklar sürdü. Biz meclise hep beraber girme konusundaki kararlılığımızı sürdürdük. Bunun üzerine CHP gurubu olaya müdahale ederek halkı kendilerinin içeri davet ettiğini söyledi ve bizi CHP grup odasına aldı.
CHP Grup odasında başkan Mustafa Demir aranarak halkın meclise girme istekleri iletildi. Pazarlık kıyasıya sürüyordu. Önce herkese izin verildiği söylendi. Hep beraber merdivenlere doğru çıkıyorduk ki kalabalık bir polis gurubu tarafından engellendik. Karar yine değişmişti; belediye meclisindeki sandalye sayısı yeterli olmadığı için sadece 10 kişi alınabilecekti. Bir kısmımız polislerin tek tek içeri alması ile yukarı çıkarak diğerlerinin de gelmesini bekledik. Bu arada koridorda başkan Mustafa Demir ile karşılaştık. Neden bizi engelliyorsunuz biz ayakta da izleriz deyince başkan Demir “Ben böyle istiyorum, ayakta izlenmesini ben engelliyorum” dedi. Sonuçta 10 kişi dışında kalanlar meclise giremedi.
FENER-BALAT-AYVANSARAY YENİLEME AVAN PROJESİ AKP OYLARI İLE ONAYLANDI
Mecliste CHP bizim tezlerimize benzer biçimde Projenin bölgenin tarihi, mimari dokusu açısından sakıncalarını, sosyal içeriğinin yetersiz olduğunu ve en önemlisi mülk sahiplerinin rızası alınmadan gerçekleştiğini ifade etti. Bu arada CHP grup sözcüsü Soner Özimer, Fatih Belediyesi’nin halka karşı gergin yaklaşımını ve Fener-Balat-Ayvansaray halkını Meclise almamasını faşizan bir tutum olarak değerlendirdi. Sonuçta Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Avan Projesi 12 CHP ve bir Sadet Parti temsilcisinin red oyuna karşı 24 AKP evet oyu ile kabul edildi. Başkan meclis dağıldıktan sonra halkın yukarı alınabileceğini söyledi. İstediklerini elde etmişlerdi ya artık içleri rahattı…









