Mimarlar Odası, AB ve ICOMOS Temsilcileri ile Toplandık: ICOMOS'DAN ACİL ÇAĞRI METNİ...
Bilindiği gibi ‘kentsel dönüşüm projeleri’ kapsamında esas olarak İstanbul’un Tarihi Yarımadası ‘Yenileme Alanı’ ilan edilerek bütün tarihi semtlerin yeniden yıkılıp yapılması tasarlanıyor; Sulukule, Tarlabaşı, Fener-Balat-Ayvansaray, Süleymaniye, Kapalıçarşı, Yedikule, Yenikapı aklınıza gelen ne kadar tarihi semt varsa; bütün İstanbul bir şantiye haline getirilmek isteniyor ve çok yakın zamanda bu yenileme projelerinin hayata geçirilmesiyle, ruhsuz, anısız, tarihi binasız, tarihi binaların yıkıntıları üzerinde eski birkaç binanın birleştirilmesi yoluyla yapılmış, daha geniş daha çok katlı, altı otoparklı, modern, içinde büyük alış veriş merkezleri ve beş yıldızlı otellerin bulunduğu, sadece cumbalı dekorlarla tarihi görüntünün verildiği ve bu dekorlar dışında hiçbir tarihi özelliğinin kalmadığı, karaktersiz, kimliksiz bir TARİHSİZ YARIMADA’ya dönüştürülmek isteniyor İstanbul…
Bu durum İstanbul’da başta Mimarlar Odası, TÜMOB olmak üzere şehir planlamacıları ve mimarlarda endişe yaratmaktadır. Bu yüzden ‘Tarihi Yarımada’daki bu projeleri durdurmak için mahalli dernekler, platformlarla birlikte toplu bir mücadele sürdürmektedirler. Özel olarak bizler de Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracılarının Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği olarak hem Mimarlar Odası ve TÜMOB'la, hem diğer Mahalle Dernekleri ve Platformlarla, hem de bölgemizde daha önce Avrupa Birliği Fonlarıyla bir Rehabilitasyon ve Restorasyon Projesi yürüten AB ve UNESCOO yetkilileriyle ortak bir çalışma sürdürmekteyiz. Bu ortak çalışmalardan biri, Mimarlar Odası, Tarlabaşı Derneği, UNESCO, ICOMOs yetkilileri, Fener-Balat-Ayvansaray Rehabilitasyon Projesi mimarları ve bizim katılımımızla geçtiğimiz haftalarda Mimarlar Odası’nın Yıldız’daki binasında gerçekleşti. Toplantıya İTÜ Mimarlık Fakültesi, Restorasyon Anabilim Dalı başkanı ve aynı zamanda UNESCO yetkililerinden Prof.Dr.Zeynep Ahunbay, İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve ICOMOS Genel Sekreteri Deniz Mazlum, Fener-Balat-Ayvansaray Restorasyon ve Rehabilitasyon Projesi Mimarları; Ali Emrah Ünlü, Burçin Altınsay, Aygün ayman, Özlem İnan, Feda Çelik Zincir, Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Muhçu, Mimarlar Odası üyesi Mücella Yapıcı, Mimarlar Odası Avukatı Can Atalay, Tarlabaşı Derneği Basın sözcüsü Erdal Aybek yansıra Fener-Balat Ayvansaray Derneği basın sözcümüz Çiğdem Şahin ve Yönetim Kurulu üyemiz Mehmet Evin, Önder Çanakçı, Serdar Peker katıldı.
Toplantıda Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Alanı ve projesine ilişkin süreç baştan aşağı yeniden ele alındı ve genel bir değerlendirme yapılarak ileride atılacak adımlar konuşuldu. Esas olarak tartışmalar tarihi ve mimari dokuyla ilgili ihlaller, tescilli binaların geleceği, AB’nin restore ettirdiği binaların geleceği, 5366 nolu yasa ve projelerdeki çelişkiler, sorunlar ve açılabilecek davalar konusunda yoğunlaştı. Son olarak da bu ortak çalışmalara ileride de devam edilmesi ve Fener-Balat-Ayvansaray’daki tarihi ve mimari dokunun korunması konusunda kamuoyunun ve korumacı mimarların acilen harekete geçirilmesi için bir davet metni oluşturulmasına karar verildi...
ICOMOS'DAN Kamuoyuna Duyuru ve Davet
ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu, İstanbul’un tarihi bölgelerinde sürdürülmekte olan yenileme projeleri hakkında taşıdığı endişeleri kamuoyu ile paylaşmakta ve kente karşı duyarlı olan tüm kesimleri bu konuda ortak bir eyleme geçmeye davet etmektedir.
05.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5366 sayılı Kanun (kısaca Yenileme Yasası) kapsamında İstanbul Yenileme Alanları KTVKK tarafından bugüne kadar üç tarihi bölgede yenileme avan projesi onaylanmıştır:
• Neslişah ve Hatice Sultan (Sulukule) Yenileme Avan Projesi
• Tarlabaşı’nda 9 ada için hazırlanan yenileme avan projeleri
• Fener ve Balat’ta 19 ada için hazırlanan yenileme avan projeleri
Her üç projede de ortak anlayış, kamu kesiminin kent merkezlerindeki değer artışından maksimum düzeyde yararlanmak isteyen büyük ölçekli yatırımcıların, bu taleplerini kentlerin tarihi dokularında yaşanmakta olan sorunların çözümünde tek çare olarak görmeleridir.
Bu anlayış iki yönlü tehdit oluşturmaktadır:
• Özgünlüğünü, plan şemalarını ve cephe düzenlerini hala koruyan sivil mimarlık örneklerine çağdaş koruma yaklaşımları dışında müdahalelerde bulunulması;
• Bu semtlerde yaşayan ev sahibi ve kiracıların çağdaş mahalle yenilemesi anlayışı dışındaki yaklaşımlarla sosyo-ekonomik yapıları hiç dikkate alınmadan, bilgileri dışında geliştirilen kararlarla yerlerinden edilmeleri:
Ekteki bilgi notunda ayrıntısı yer alan; tarihi miras ve toplumsal yapı açısından kabul edilemez olan bu anlayış karşısında ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu, konuyu acilen tekrar değerlendirmeleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Fatih ve Beyoğlu ilçe belediyelerinin dikkatine sunmaktadır.
Bu konuda kamu kesimi gerekli hassasiyeti göstermediği takdirde Sulukule’deki gibi Fener-Balat-Ayvansaray ve Tarlabaşı’ndaki tarihi yapılar da dünyanın gözü önünde yıkılarak yok olacaktır. Burada kamu kesimini harekete geçirecek olan sivil gruplara büyük görevler düşmektedir. Semt halkları dernekler kurarak bu yıkımların karşısında durmaya çabalarken, konuyla ilgili tüm kesimler bu çabalara destek olmak zorundadır. ICOMOS da tarihi misyonundan yola çıkarak bu yazısıyla kamuoyuna açık bir davet gerçekleştirmektedir.
Bilgilerinize sunulur.
Bilgi Notu:
Bu not Restorasyon Uzmanı Y.Mimar (İTÜ) Ali Emrah ÜNLÜ’nün, konuyla ilgili sivil toplum örgütleri ve kişilere 31 Ekim 2009 tarihinde gönderdiği “Türkiye'deki Korumacı Mimarlar'a Çağrı - Fener-Balat ve Tarlabaşı elden gidiyor!” başlıklı mesajından yararlanılarak ICOMOS Türkiye Milli Komitesi tarafından düzenlenmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz: emrah@fenerbalat.org
Birinci Tehdit Alanı:
Özgünlüğünü, plan şemalarını ve cephe düzenlerini hala koruyan sivil mimarlık örneklerine çağdaş koruma yaklaşımları dışında müdahalelerde bulunulması:
Yenileme Alanları Koruma(ma) Kurulu tarafından onaylanan avan projelerde;
a. Tarihi yapılar parsel bazında tek yapı olarak ele alınması yerine ada bazında tevhit edilerek özgün plan şemaları yok ediliyor.
b. Cephe düzenleri değiştiriliyor, tiyatro dekorları haline getiriliyor.
c. Mevcut, ayakta duran tarihi yapıların altlarına otopark ve bodrum katları inşa ediliyor, dolayısıyla cephe dışındaki kısımlar yıkılarak yeniden yapılıyor – Yapı adaları zemin altında birleştiriliyor, mevcut sokakların altı otopark olarak kullanılıyor.
d. Tarihi binalardaki düşey sirkülasyon ve üst üste çalışan plan düzeni yok ediliyor, apartman düzenindeki yatay daire sistemi getiriliyor.
e. Ev sahiplerinin izin vermediği gerekçesiyle bina içlerine girilemediği için, bu yapıların içlerindeki kalemişi, ahşap tavan, demir elemanlar, özgün ahşap merdivenler gibi halen yerinde var olan tarihi yapı elemanları tespit edilemiyor. Buna rağmen hazırlanan avan projelerde o binanın yıkılarak yapılmasına, yandaki parsel ile birleştirilmesine karar veriliyor ve bu tarihi yapı elemanları baştan kaybedilmiş oluyor.
f. Tarihi yapı karakteri ile bağdaşmayan kat ilaveleri getiriliyor. Bazı adalarda 3–5 kat ilaveleri görülüyor. Tüm boşluklar doldurularak mono-blok yapılar ortaya çıkarılıyor.
g. 5366 sayılı yasa kapsamına alınarak yenileme alanı ilan edilen alanlarda 2863 sayılı Koruma Kanunu ve Koruma Yüksek Kurulu İlke Kararları ile bağdaşmayan tarihi dokuyu yok edici inşaata izin veriliyor. İki kanun ve yönetmelikleri birbiri ile tam zıt hükümler içeriyor.
h. 5366 sayılı yasanın, yenileme alanlarının sınırlarının tespit edilmesinde, bu alanlarda geliştirilen projelerde ve projenin uygulanmasında, yapıların değerleme ve tapu işlemlerinde karar verici tek yetkili olarak ilgili kamu kurumunu (belediye) tanımlaması, demokrasinin kuvvetler ayrılığı ilkesine uymadığı gibi tek taraflı güç kullanımının en üst seviyedeki örneğini oluşturuyor.
İkinci Tehdit Alanı:
Bu semtlerde yaşayan ev sahibi ve kiracıların çağdaş mahalle yenilemesi anlayışı dışındaki yaklaşımlarla sosyo-ekonomik yapıları hiç dikkate alınmadan, bilgileri dışında geliştirilen kararlarla yerlerinden edilmeleri:
Bu semtlerde yaşayan insanlar yerlerinden edilecek. Nasıl mı?
a. Kamu yararını gözetmekle sorumlu, anayasa ve yasalar kapsamında iş yapmakla yükümlü olması gereken kamu kesimi (belediye) sunduğu üç seçenekle bu çerçevenin dışında iş yapıyor.
• Mülk sahiplerinin yapılarına müdahaleyi, belediyenin projesine uygun olmak koşuluyla kendilerinin yapması;
• Mülkün %58’ini alarak ve ev sahibine yeni projelendirme sonucu ortaya çıkacak yeni toplam alan üzerinden değil, mevcut bina kullanım alanı üzerinden pay verilerek inşaat şirketinin yapması;
• Kamu yararına uygun olmamasına rağmen iskan amaçlı kamulaştırma ve acele kamulaştırma hükümleri uygulanarak kamulaştırma.
b. Mahalle ölçeğinde sosyolojik, kültürel, ekonomik durum incelenmeden, sorunlar saptanmadan, halkın gerçekte ne istediği ortaya çıkarılmadan koruma amaçlı olmayan kararlar alınıyor, İstanbul metropoliten alan ve Tarihi Yarımada’daki üst plan karaları hiçe sayılarak yeni işlevlendirmeler ve yoğunluk değerleri getiriliyor.
c. Mülk sahiplerinin bilgileri dışında evleri ile ilgili kararlar alınıyor, sürece katılmaları sağlanmıyor, onaylanan projeler paylaşılmıyor, şeffaflık ilkesi göz ardı ediliyor.
d. Aileler farklı katlarda fakat geniş aile (büyükanne-büyükbaba, ebeveyn, çocuk, gelin-damat ve torunlar) biçiminde; aynı tencerede pişen yemekle karınlarını doyurarak ve dayanışarak ayakta kalıyorlar. Bu yapı parçalandığında ortaya çıkacak yeni durumla baş etmeleri çok zorlaşıyor.
e. Semt halkı ile birlikte esnafı da yok ediliyor. Mahalle dayanışmasıyla yaşayan halk ve esnaf ortadan kaldırılıyor.
Sonuç olarak;
Süreç şeffaf olarak yönetilmediği için ev sahipleri ile anlaşma sağlanamazsa, kamulaştırma bedelleri kimler tarafından ödenecek?
Bedelleri kim belirleyecek?
Hepimizin verdiği vergiler mi kullanılacak, vergiler kullanılacak ise, yeni mülkler kimin olacak?
Bu işi üstüne alan grup mu bu bedelleri ödeyecek? TOKİ mi devreye sokulacak (yeni ortaya çıkan konutlar sosyal konut olarak mı satılacak)?
Mülkiyet hakkı gibi anayasa ile korunan bir hak ev sahiplerinin elinden nasıl alınabilecek?
İdare ve yüklenici arasında yapılan sözleşmeler (kat karşılığı inşaat sözleşmeleri) hangi yasal zemine oturuyor?
Kimin malı için kiminle pazarlık edilip paylaşılıyor (başka deyişe kimin malı kime satılıyor)?
Ev sahiplerinin daha haberi bile yokken, yüklenici ile idare paylaşım anlaşması yapıyor. İdare neden, hangi hakla bu işten pay alıyor?
ve benzerleri tüm ilgililerin cevabını bekledikleri sorular olarak uzayıp gidiyor.
Bu proje 2006 yılından itibaren adım adım gerçekleştiriliyor.
Önce kanun (5366), sonra kamulaştırma (tüm adaların kamulaştırma kararları alınmış durumda), avan proje onayı, ŞİMDİ BURADAYIZ, ev sahipleri ile anlaşma (veya kamulaştırma), uygulama proje onayları, İNŞAAT (tarihi yapıların yıkımı da diyebiliriz),
PAYLAŞIM. Henüz geç değil ancak geri dönülmez eşik çok yakın.
Eğer bizler şimdi bir şeyler yapmaya uğraşmazsak, iş işten geçmiş olacak. Bu güzelim tarihi yapılar yıkılacak, yerlerine onların güzelliğine, tarihselliğine, doğallığına yakışmayan dekor cepheler ve yepyeni plan düzenleri getirilecek.
Bu semtlerdeki insanlar topluca yerlerinden edilecek, sosyal yapı, mahalle sakinleri, esnaf tamamen değişecek.
Hem tek yapı ölçeğinde hem de mahalle ölçeğinde tarihi doku içindeki insanlarla birlikte ortadan kaldırılacak.
Bu kısa bilgilendirmeyle sizleri yaklaşan büyük tehlikeyi daha yakından izlemeye ve ortak bir tavır etrafında toplanmaya davet ediyoruz.
Şu an aktif olarak hem yasal platformda, hem mahallelileri bilinçlendirme-bilgilendirme alanında hem de kamuoyu yaratma alanında çalışmalarını sürdürüyor. Ancak daha çok katkı, daha çok ses, daha çok duyarlı aydının katılımına ihtiyaç var.
LÜTFEN BU SESE KULAK VERİN ve HEMEN ŞİMDİ KÜÇÜK BİR ARAŞTIRMA YAPARAK GERÇEKLERLE YÜZLEŞİN, BUNU ŞİMDİ YAPMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLACAK VE BUNDAN SONRA KORUMA ADINA YAPACAKLARIMIZIN HİÇ BİR ANLAMI KALMAYACAK ÇÜNKÜ BU MODEL TÜM TÜRKİYE’YE YAYILACAK VE HIZLA TARİHİ ALANLARIN YOKOLUŞU BAŞLAYACAK.
Konu ile ilgili olarak:
1. Fener-Balat-Ayvansaray Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği www.febayder.com
2. Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıların Haklarını Koruma Derneği
3. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi www.mimarist.org


